Su faydaları nelerdir?

Günlük hayatımızda sık sık tükettiğimiz suyun faydaları ve öneminden bahsedeceğiz. İçerek tükettiğimiz gibi, temizlik veya çok farklı işlerde de suyu kullanmaktayız. Öncelikle insan için faydaları nelerdin bunlara göz atalım.

  • Düzenli tüketildiğinde cilt kırışıklıklarını giderir.
  • Su; beyin için çok değerli bir kaynaktır. Beyin ve sinir iletişimi neredeyse su olmadan gerçekleşemez.
  • Düşünme ve karar verme yeteneğini canlı tutar.
  • Organlarda üretilen hormonları, gereken yerlere iletimde kullanılır.
  • İnsan vücudunun çalışma sıcaklığını dengeler.
  • Vücuttaki toksinleri dışarı atmaya yarayan birinci maddedir su.
  • İnsan bedeninin ek küçük yapı taşı olan hücrelere besin taşır.
  • İskelet yapısında bulunan eklemlerin beslenmesini sağlar.
  • Bağırsakları yumuşatır ve temizlenmesine yardımcı olur.
  • Karaciğer ve böbreklerin iş yükünü azaltarak toksin maddeleri ter ve idrar ile atar.
  • Vitaminlerin vücutta yayılmasını hızlandırır.
  • Minerallerin ve diğer gıda maddelerinin kolay çözülmesine yardımcı olur.
  • Su, nefes borusu ve yemek borusunun nemli kalmasına yardımcı olur.
  • Akciğerleri nemlendirir ve kolay solunuma yardımcı olur.
  • Kan basıncını düzenlemeye yardımcı olur.
  • Safra kesesi taşı oluşumunu geciktirir.

Suyun tabii ki çok fazla faydası var. Fakat temiz su kaynaklarımızı hızla tüketiyor ve kirletiyoruz. Eğer derhal bu gidişe dur demeksek, kısa süre sonra susuz kalabiliriz. Suyu temizlikten gıdaya ve sanayiden tarıma hemen hemen her yerde kullanmaktayız.

Temiz su kaynaklarını, gıda, temizlik, ilaç, tarım ve sanayide kullandığımız için hızlı tükeniyor. Örneğin elektrik üretiminde kömür yakımı ile ısıtılan suyun buharı kullanılmakta. Elektrik üretimi deyip geçilemeyecek kadar fazla temiz su tüketimine neden olmakta. Bu durum aynı zamanda küresel ısınmaya da neden olmaktadır.

Kısaca tatlı su kaynağı da olsa, tuzlu sular da olsa, su çok önemli ve hayati bir kaynak. Suyun değerini anlamak için toplum bilincinin oluşmasını dileriz. Suyunuza sahip çıkın.

Şişmanlık ve Kakao Düşmanlığı

2019 Yılında başlayan Covid-19 Salgını ile birlikte, obezite insanların başına iyiden iyiye dert olmaya başladı. Salgından önce hiç olmazsa sokaklarda yürüyüş yapabilen insanlar, sokağa çıkma yasaklarının artmasıyla birlikte evlerinde daha uzun zaman geçirmek zorunda kaldılar.

Doğal olarak insanlar hareketsiz kalmaya ve dengesiz beslenmeye başladı. Tabii ki bu durumun en olumsuz etkisi ise obezite oldu. Obezite birçok kronik hastalığı tetikleyen şişman vücut tipidir. Örneğin, obez bir insanda öncelikle insülin direnci ve diyabet hastalığı tetiklenebilir. Kalp ve damar hastalıkları baş gösterebilir.

Peki bu konunun kakao ile ne ilgisi var? Bilim insanlarının araştırmalarına göre kakao tozu, karaciğer yağlanmasına engel oluyor. Çikolatanın içeriğinde şeker olmasına rağmen, felç, Tip2 diyabet ve kalp hastalıklarının azalmasını sağladığı bilinmekte. Üstelik karaciğer hasarının onarılmasında da kakaonun olumlu etkisinin olduğu ve daha az şekerli olan bitter çikolataların karaciğer yağlanması dahil olmak üzere pankreas için de faydalı olduğu bildirilmiştir. Ayrıca bu konuyu araştırmak için fareler üzerinde de kakao ile ilgili deneyler yapılmış ve olumlu sonuçlar alınmış. Fareler üzerinde yapılan deneylerin sonuçlarına göre; yiyeceklerine kakao ilave edilmiş farelerin 21% daha az kilo aldığı, 28%’i daha az yağ oranına sahipti, stres seviyeleri 58% daha az ve karaciğer hasarı 75% daha az olduğu tespit edilmiş. Günlük 10 yemek kaşığı toz kakao tüketmenin insanlar üzerinde olumlu etkisinin olabileceğini bildiren bilim insanları, sıcak çikolatanın da az şekerli olanı tercih edilebilir şeklinde açıklamada bulundu.

Siz siz olun, yine de doktorunuza sormadan bu tip diyetlere kalkışmayın. Çünkü henüz laboratuvar araştırmaları ve fareler üzerinde denenmesine rağmen 90%’ın üzerinde olumlu bir sonuç yok. Bu nedenle dikkat etmenizi tavsiye ederiz. Aksi takdirde sağlık bulmaya çalışırken sağlığınızı kaybetmek istemezsiniz.