Çıban nedir?

Burada vereceğimiz bilgiler genelde kabul görmüş fakat tıbbi olarak arkasında durma yetkisine sahip olmadığımız bilgilerdir. Bu nedenle, hastalığınızın çaresini doktorunuza danışarak bulmanızı öneririz. Konu başlığına gelecek olursak. Çıban nedir? Deride ağrılara sebep olarak gelişen ve bir bakterinin neden olduğu (Stafilokok bakterisi) genel görünüşü bakımından büyük bir sivilceye benzeyen cilt yaralarının adına çıban denir. Halk arasında çıban için “nazar” değmesi yada “göz” değmesi şeklinde de yorumlanır.

Aslında ciddiye alınması gereken önemli bir cilt hastalığıdır. Geçici olmasına rağmen, eğer bünyesi çok hassas veya çok zayıf bir insana bulaşırsa, iç organlarına kadar sirayet edip durumu daha da kritik hale getirerek ölümcül sonuçlar doğurabilir.

Cilde bulaşan bakteri, derinin kıllı bölgelerinde, kıl köklerine ve derinin yağlı bölümlerine yuvalanır ve yayılmaya başlar. Aşırı alkol tüketimi, kilolu ve yağlı cilde sahip insanlarda, çok terleyen ve kişisel temizliğine özen göstermeyen insanlarda yaygın olarak görülebilmektedir. Vücutta en fazla kıllı deride görülen çıbanlar, derinin her yerinde de görülebilir. Özellikle kollar, ense ve saç kıllarının arasında sık rastlanır.

Çıbanlar en çok kimlerde görülür?

  • 50+ Yaş ve üzeri insanlarda
  • Rutubetli ve sıcak yerlerde yaşayan insanlarda
  • Fazla terleyen insanlarda
  • Cildi yağlı olan insanlarda
  • Böbrek sorunları yaşayan insanlarda
  • Şeker hastalarında
  • Karaciğerinde sorun olan insanlarda
  • Aşırı kilolu insanlarda
  • Cilt hastalıklarına sık sık yakalanan insanlarda

Çıban’ın türleri : Şirpençe çıbanı, kara çıban ve şark çıbanı olarak bazı türleri vardır. Bu çıban isimleri yöresel olarak isimlendirilmiş olsalar da; Yine bazı bakterilerin yol açtığı şekillere göre de isimlendirilir.

Çıban’a yakalanmamak için ne yapılmalıdır?

Aslında Çıban’dan korunmak oldukça basittir. Buna rağmen insanlar dikkat etmediklerinde çıban ile karşı karşıya kalabilmektedirler. Eğer çok fazla terliyorsanız, gün içerisinde duş alma şansınız varsa duş alın. Eğer duş alma şansınız yoksa, iç çamaşırlarınızı gün içerisinde yenileyin. Duş yada banyo yaparken kükürtlü sabun kullanabilirsiniz. Koltuk altı, üreme organı bölgesi, göbek deliği ve çevresi, ayak tabanları, makat bölgesi, ense, kulak arkaları, burun kenarları ve kılların yoğun olduğu bölgeler kükürtlü sabun ile sık sık yıkanır ise çıban riskinden uzaklaşmış olursunuz. Kısaca çıbandan korunmak için bol bol temizlik şart.

Çıban tedavisi nasıl yapılır?

Çıban’ı ilk evrede daha küçük haldeyken fark ettiğinizde, bir ütü tabanında ısıtılmış (kalorifer yada demlik kenarı da olabilir) pamuk ile günde 4-6 defa sıcak kompres uygulamak; Yeni filizlenen çıbanın daha büyümeden kaybolmasını sağlayabilir. Bu halk arasında bilinen en yaygın yöntemdir. Eğer çıban artık büyüdü ve ağrıyor ise, dokunmamak ve iyice büyüyüp gelişmesini beklemek gerekir. Tabii ki beklerken sık sık temizlenmek, cildi temiz ve kuru tutmak önemlidir. Bu arada büyüyen çıban kendiliğinden patlayıp irini boşalır. İrin boşaldıktan sonra o bölge iyice temizlenip kurulanır ve enfeksiyon kapmaması için dikkat edilir.

Şayet, bir insan sık sık çıban çıkarıyor ve biri bitmeden diğeri başlıyorsa. Bu durum artık kişinin yaşam konforunu olumsuz yönde etkiliyorsa o zaman doktora başvurmak en doğru seçim olacaktır. Çünkü hastanın kronik rahatsızlıkları bir kan tahlili ile incelenmelidir. Karaciğer, pankreas veya böbreklerde yaşanan bir sorun varsa (ki) bu bağışıklık sistemini yıkıma uğratıp vücudun sık sık bu çıbanlarla karşılaşmasına neden olabilir.

Unutmayın; Sağlığınız için doğru teşhisi internet değil doktorunuz koyabilir. Bu nedenle sağlığınıza değer verin ve bir doktor ile sorunlarınızı paylaşıp, tedaviye doktor kontrolünde devam edin. Çıban ve benzeri deri hastalıkları için hastanelerin Cildiye bölümlerine başvuru yapabilirsiniz.

Siyatik nedir? Siyatik belirtileri nelerdir?

Siyatik nedir? Latince adı “Nervus Ischiadicus” olan Siyatik siniri, insan bedeninde yer alan en uzun ve en kalın sinirin adıdır. Bacaklarda bulunan dizlerden, bel omurgasının (bel kemiklerinin) alt kısmına bağlanır. Kısaca Siyatik böyle tanımlanır. Omurgada bulunan L4, L5, S1, S2 ve S3 olarak adlandırılan sinir köklerinin bağlantı noktası ile Siyatik siniri, kalçada bulunmakta olan “Coxa” adı verilen ve leğen kemiğinde bulunan delikten geçer ve bacakların arka bölgesinden dizlere kadar uzanır. Aşağıdaki görselde de yeri belirtilmiştir.

Diz bölgesinde bir ağaç kökü misali, dallara ayrılarak ayaklara kadar ulaşır. Ayak ve bacakların motor sistemi adı verilen görevi yerine getirir. Neden Siyatik sinirine, bir hastalık ismi konulmuştur? Bunu şu şekilde anlatabiliriz. Aslında Guatr, Prostat veya Menüsküs’ te birer organ ismidir fakat, bu organlarda meydana gelen hastalıklar kendi isimleri ile halk arasında bu şekilde anılmaktadır. İşte Siyatik‘te bunun gibi adlandırılmıştır. Siyatik siniri sıkışması nedeniyle oluşan ağrı insana rahatsızlık vermektedir. Siyatik siniri, kalça üstünde ve bel bölgesinde bulunmakta olan köklerinin sıkışması veya gerilmesi sebebiyle bacakta ağrı duymaya neden olur. Bazen bel kayması (omur kayması), iltihaplanma, tümörler veya kistlerin oluşması sebeplerden dolayı Siyatik sinir ağrısı başlar. Kalçada, belde, bacaklarda ve ayaklara kadar yayılan ağrı Siyatik ağrısı, şiddetli olduğunda (ağır vakalarda) bacak gücü kaybedilir, dizler ve bileklerde refleksler zayıflar. Kısaca Siyatik nedir? sorusunun yanıtı budur.

Siyatik belirtileri nelerdir? Belden veya kalçadan başlayarak ayağa kadar giden derin bir ağrı ile kişinin bel – kalça bölgesinden başlayıp ayak topuğuna doğru kemiklerin içinden çekildiğini hissetmesine sebep olur. Bacak ve bel bölgesinde hareket edildikçe ağrı şiddetlenir bacak ve ayak bölgesinde siyatik sinirin geçtiği bölge boyunca ise hissizlik ve güç kaybı belirtileri ortaya çıkar. Belden yukarısını eğmek güçleşir veya belden dönme hareketi kısıtlanabilir. Genellikle insanın dik durmasına engel olur ve bir tarafa doğru eğilir. Yürüme aktivitesi esnasında ağrı olan tarafta (sağ veya sol) ayak sürükleme durumu ortaya çıkabilir. Ayak bölgesinde ve ayak parmaklarının alt kısmında da ağrı olabilir. Uyuşma, karıncalanma, iğne batması gibi hissedebilir. Mesane ve bağırsakların kontrol edilememesine durumu ortaya çıkarsa acil olarak hastaya müdahale gerektiren durumlar da Siyatik sinirinin sıkışma belirtilerindendir. Eğer tedaviye geçilmezse, ağrı olan bacakta kaslar zayıflar, hissiyat azalır ve bacak fonksiyonunu kaybeder.

Siyatik sebepleri nelerdir?

  • Kaza veya yaralanmalara bağlı travmalar.
  • Şeker hastalığı.
  • Aşırı kilo (Şişmanlık)
  • Hareketsiz yaşam tarzı. (Spor yapmamak)
  • Ağır yük kaldırmak.
  • Hamilelik. (Kadınlarda)
  • İleri yaş. (Yaşlanmaya bağlı durumlar)

Siyatik tedavi yöntemleri nelerdir? İleri düzeyde olmayan vakalarda, hastanın durumuna bağlı olarak analjezik yöntemlerle ilaçlı tedaviye başvurulabilir. Bunlar genellikle ağrı kesici ve kas gevşeticilerdir. Bir sonraki tedavi yöntemi ise fizyoterapidir. Fizik tedavi yöntemiyle hastanın yaşam kalitesi artırılmaya çalışılır. İleri düzeyde Siyatik kası sıkışmaları için cerrahi operasyon ile hastaya müdahale edilebilir.

Lütfen yukarıda belirtilen durumları yaşıyorsanız; Ağrılarınız ve yukarıdaki belirtiler sizde de varsa vakit kaybetmeden doktorunuza başvurunuz. Unutmayın! İnternette bulunan bilgiler, hiçbir zaman doktorunuzun sizi muayene ve teşhisinin önüne geçemez veya internette bulunan veriler her zaman doğru olmayabilir. Sağlığınız için doktorunuzu ziyaret ediniz.

Magnolia Tarifi

Magnolia nedir? Kısaca bu tatlıdan bahsedelim. Süt ile hazırlanan, o an hangi mevsimdeyseniz o mevsime ait meyvelerle hazırlanabilen hafif ve çok leziz bir tatlıdır. Peki bu tatlı nasıl yapılır? Magnolia yapmak için gerekli malzemeler neler? Haydi başlayalım!

Magnolia yapımı için gerekli malzemeler :

  • İki yemek kaşığı buğday unu
  • Bir litre tam yağlı süt
  • İki yemek kaşığı mısır nişastası
  • Bir su bardağı dolusu pancar şekeri (beyaz toz şeker)
  • Tercihen sıvı vanilya, eğer yoksa 1 paket toz vanilya da olur
  • İki adet yumurtanın sarısı
  • 400gr Bebek bisküvisi (Ballı)
  • Süt kreması 200ml (Pasta için Sütaş Krema 200ml Tavsiye edilir)
  • Mevsimine göre meyve adet ve yoğunluk size ait (Çilek, Mango, Muz, Tatlı portakal, Dondurulmuş Limon, Şeftali, Kavun, Kara dut, Taze incir, Ananas, Kiraz, Tatlı elma veya hangi meyveyi kullanmak isterseniz tercih size ait)
  • Magnolia üzerini süslemek için; Antep fıstığı, ceviz, fındık veya badem.
  • Magnolia üzeri için (isteğe bağlı) benmari usulü eritilmiş sütlü veya bitter çikolata.
  • Magnolia üzeri için (isteğe bağlı) Ülker Rulokat (Kıtır kıtır)

Magnolia yapımı :

Derin bir çelik tencere içine; iki yumurta sarısı konulur ve çırpılır. Yumurta sarısı pürüzsüz ve akışkan bir hale geldikten sonra, ilk olarak bir bardak toz şeker ilave edilir ve şekeri mümkün olduğu kadar erimesi için yumurta sarısı ile iyice karıştırılır. Bu karışım 3-5 dakika dinlenmeye bırakılır. Burada amaç, yumurta sarısında bulunan haşlanmış yumurta kokusunu Magnolia’da hissetmemektir.

3-5 Dakika beklettiğimiz Yumurta ve toz şeker karışımının üzerine sırasıyla; iki kaşık nişasta eklenir ve karıştırılır. Artık bu karışım yavaş yavaş topaklanmaya başlayacaktır. Endişe etmeyin. Daha sonra elinizdeki sıvı veya toz halindeki vanilyayı ilave edin ve karıştırın.

İki yemek kaşığı buğday ununu karışıma ilave etmeden önce, 1 Litre tam yağlı sütten önce 1 Çay bardağı kadar sütü bu karışımın üzerine döküp, buğday ununu azar azar ilave ederek iyice karıştırın. İşte Magnolia’nın asıl kıvamına kavuşması için ilk adımı atıyorsunuz. Bu karışım, krem kıvamına gelene kadar (ortalama 5 dakika) karıştırmaya devam edin.

Artık bu karışımı ocağın üzerine alıp kısık ateşte, tam yağlı sütün kalan kısmını ağır ağır ilave tenceremize ilave ederek karıştırmaya devam edeceğiz. Magnolia’nın lezzetli olmasının en önemli unsurlarından biri çok iyi çırpılmasıdır. Eğer karışım topaklanırsa iyi karıştırmadınız demektir. Bir kaşık yardımıyla topakları ezerek dağılmasını sağlayın ve iyice karıştırın. Karıştırırken tencerenin içinden kaynama kabarcıkları çıkmaya başladığında; Hemen ocağı söndürün ve tencereyi soğuması için pencere önüne yada balkona bırakın.

Şimdi sıra geldi ballı bebek bisküvilerini iyice ezerek toz haline getirmeye. Bunu yapmak için isterseniz mutfak robotunu kullanabilirsiniz. Fakat size tavsiyem, bez bir torbanın içerisine koyup, merdaneyle üzerinden geçerek toz haline getirmek. Eğer merdaneniz yoksa, cam şişe de kullanabilirsiniz.

Tenceredeki karışım tamamen soğuduğunda; Sütaş süt kremasını tenceremizin içine ilave ediyoruz. Yalnız burada unutulmaması gereken en büyük unsur şu : Karışım mutlaka soğumuş olacak. Ilık yada sıcak karışıma süt kremasını karıştırırsanız, bütün işlemi baştan yapmanız gerekir. Bu konu, Magnolia’nın tadını doğrudan etkiler. Süt kreması ile tenceredeki karışımı bir çırpma teli yada mikser ile köpürterek iyice çırpın.

Artık sona yaklaşıyoruz. Heyecan dorukta. Tenceredeki karışımı derin balon bardakların alt kısımlarına 2 parmak yüksekliğinde paylaştırın. Daha sonra hazırladığınız ve dilimlemiş olduğunuz meyveleri cam bardağın dışından da görünecek biçimde yerleştirin. 2-3 Parmak kalındığında meyve döşedikten sonra yine 2 parmak kalınlığında tenceredeki karışımdan ilave edip, bu sefer 2-3 parmak yüksekliğinde, öğütülmüş ballı bebek bisküvisi ekleyin. Sonra tekrar aynı şekilde 2 parmak krema ve daha sonra tekrar meyve biçiminde Magnolia bardağında sanatımızı icra edelim.

Son olarak Magnolia’nın en üst kısmına, benmari usulü eritilmiş sütlü veya bitter çikolatayı ince bir katman olarak yaydıktan sonra; dövülmüş Antep Fıstığı tozunu serpelim. İsterseniz Fındık yada Badem tozu da kullanabilirsiniz. Yada Ceviz de olabilir. Tercih sizin. Ve Ülker Rulokat’lardan 1’er 2’şer bardakların içine daldırın. Önemli bir uyarıyı tekrar hatırlatmak istiyorum; tencere tamamen soğumadan ballı bebek bisküvilerini eklemeyin. Isıdan dolayı bisküviler gevrekliğini yitirecektir. Son olarak ne diyoruz?

Afiyet olsun!

Noni meyvesi ve faydaları

Noni meyvesi kocaman bir dut gibidir. Ama lezzeti dut gibi değildir. Kocaman bir dut’a benzediği konusunda çok ciddiyim. Zira aşağıdaki görselde bir noni meyvesi göreceksiniz. İşte bu kocaman duta benzeyen meyvenin faydaları saymakla bitmez. Özellikle insan hücrelerine çok faydalıdır. Bu faydası sayesinde genç kalmayı ve yenilenmeyi sağlar. Bununla ilgili daha birçok faydası olan Noni meyvesinin faydalarını aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz.

Tarçın’ın faydaları Nelerdir?

Tarçın! Mis gibi kokusuyla harika bir baharat. Eminim tarçını sevmeyen insan sayısı çok fazla değildir. Peki nedir bu tarçın? Cinnamon ağacının (Tarçın ağacı) iç kabuklarından elde edilmektedir. Güçlü bir antioksidan kaynağıdır. Elde edilen bu kabukların bir kısmı ham olarak, bir kısmı da öğütülüp toz haline getirilerek satışa sunulur.

Tarçının faydaları nelerdir?

  1. Antioksidan bakımından çok zengin olduğu için vücuttaki serbest radikalleri oluşumunu engelleyerek hücre hasarına mani olur. Böyle kötü huylu hücre oluşumunu engellemeye destek olur.
  2. Yaşlanmayı geciktirir. Cildi tazeler.
  3. Enfeksiyon hastalıklarının oluşmasını engelleyici özelliği vardır.
  4. Stresi azaltır.
  5. Gıdaların bozulmasını engeller. Yani doğal bir gıda koruyucudur.
  6. Bronşit ve öksürük tedavisinde kullanılır.
  7. Vücuda girmiş virüslerle, enfeksiyonlarla, bakteri ve mantarlarla mücadele eder. Bağışıklığı kuvvetlendirir.
  8. Kronik hastalıkların vücuda vereceği deformasyonu engellemeye yardımcı olur.
  9. Tarçın şeker hastalarının (Diyabet) her gün mutlaka tüketmesi gereken önemli bir baharattır. Çünkü tarçın; Diyabetin vücuda vereceği zararlara karşı koruma sağlayan çok önemli bir gıdadır.
  10. Kan şekerini düşürür.
  11. Tip2 Şeker hastaları, günlük olarak 1-3 gram aralığında tarçın tüketirlerse, şeker hastalığından kaynaklanan, bozulmuş kan değerlerinin kısa sürede normale döndüğünü göreceklerdir.
  12. İnsülin direncinin dengelenmesine yardımcı olur.
  13. Kolesterolü dengeler.
  14. Trigliserit’i dengeler.
  15. Hipertansiyon hastaları için şifadır. Tansiyonu düşürür.
  16. Damar hastalıklarına yakalanma riskini azaltır. Örneğin, damar tıkanıklığı veya varis gibi tehlikeli hastalıkların oluşumunu engellemede üstün rol oynar.
  17. Alzheimer ve Parkinson gibi hastalıkların ilerlemesini yavaşlatır.
  18. Hafızayı güçlendirir. Beyin ve sinir sistemine çok faydalıdır.
  19. Hamile kadınlarda cilt problemlerinin giderilmesine fayda sağlar. Karın çatlaklarını engelleyici özelliği ise, cilde verdiği esneklik özelliğidir.
  20. Bebek emziren annelerin süt üretimini yükseltir.
  21. Deride oluşan döküntü ve tahrişleri tedavi etmekte kullanılabilir.
  22. Tatlı krizini anında giderir. Canınız tatlı çektiğinde, serçe parmağınızı tarçın tozuna batırıp daha sonra dilinizin ortasına sürüp 20-30 saniye bekleyin. Daha sonra ağzınızın içinde dilinizi çevirerek ağzınızın içine bulaştırın. Bu hareket tatlı krizini hemen bitirecektir.
  23. Kilo verdiricidir. Kilo kaybı sağlar.
  24. Kabızlık ve barsak gazlarını gidermede yardımcıdır.
  25. Besinlerin midede daha uzun tutulmasını sağlayarak tokluk hissi verir.
  26. Tarçın’ın kalorisi çok düşüktür. Diyetlerinizde mutlaka tarçın kullanmalısınız.
  27. Tarçın ağız kokusunu giderir. Ağız önce diş macunu kullanmadan 1 dakika fırçalanır. Daha sonra ılık suyun içinde karıştırılmış 1 çay kaşığı tarçın ile gargara yapılır. Kötü kokan nefesinizin anında tazelendiğini hissedeceksiniz.
  28. Tarçın’ın afrodizyak etkisi vardır.
  29. Sakinleştirici ve yatıştırıcıdır.
  30. Adet sancılarına iyi gelir. Adet kanamalarını düzenler. Regl döneminde kullanılması önerilir.
  31. Kötü huylu kalın barsak hastalıklarından korur. İçerdiği yoğun lif ile kalsiyum sayesinde koruyucudur.
  32. Kemik erimesine iyi gelir. Kemikleri güçlendirir. 40 Yaş üstü erkek ve kadınların sürekli tüketmesi gerekir.
  33. Tarçın ağrı kesici özelliktedir. Yeni öğütülmüş karabiber ve tarçın tozu karıştırılarak tüketildiğinde, baş ağrısı, boyun ağrısı, adet sancıları, eklem ağrıları gibi birçok ağrıyı hafifletir.
  34. Yemekten önce tüketilirse, daha az yemek yemenizi sağlar.
  35. Böcek ısırması gibi durumlarda tarçın üzerine az miktarda bal eklenerek yapılan macun, böcek ısırığına sürüldüğünde tedavi edicidir.
  36. Zerdeçal, Tarçın ve bal karıştırılıp ada çayı ile içildiğinde hem uyku verir, hem soğuk algınlığına iyi gelir.
  37. Tahta kurusu, hamam böceği, güve, sivri sinek gibi haşerelerin uzaklaştırılmasında kullanılabilir. Böyle ortamlarda tarçın çubukları küçük parçalar halinde ortama dağıtılırsa bu zararlı böceklerin kovulması sağlanabilir.
  38. Tarçın yağının mikrop öldürücü ve virüslerden koruyucu etkisi vardır.
  39. Tarçın yağı romatizma ağrılarını gidermeye yardımcı olur.
  40. Kalbi güçlendirir ve cinsel gücü artırır.

Eğer sizin de tarçının faydaları hakkında eklemek istedikleriniz varsa, aşağıdaki yorumlar bölümüne yazabilirsiniz.

Accu-Chek Performa Nano ile şeker ölçümü nasıl yapılır?

Accu-Chek Performa Nano kan şekeri ölçüm cihazı ile nasıl şeker ölçümü yapılır? Yada buna benzer cihazların çalışma prensibi nedir? Lanset nasıl kullanılır? Parmak delme işlemi nasıl yapılır? Strip nasıl takılır gibi daha birçok sorunun cevabını videomuzda bulabilirsiniz. Öncelikle Bilgi Sebili Youtube kanalımıza abone olmayı ve bildirim zilini açmayı unutmayınız. İyi seyirler.

Videoyu izlemek için linke tıklayınız https://youtu.be/EbkeXui3_OE